27 Ağustos 2011 Cumartesi

Ta ki

Unutlursun bir köşede çocuk
Oynamaktan sıkıldığın bilyelerin
Göz kırparken usulca sana
Üstün toz tutar, küf kokar ellerin
Ne tazeliğini yitirirsin ne cezbin
Merakla beklenen olur
Sen yaşamazsın da
Farkınsız nefesin yaşar
İnatla, gururla, dimdik
Çakılırsın yere, yerde ki enkaz
Oynadığın saklambaca ebedir
Ve kör ebenle başlamıştır her şey
Sayı saymaktan bile acizken
Dizlerin titrek
Ardınca koşmalara benzemez
Peşinde sürüneceklerinin
Oyun bozana emanet edilmiş hayallerin
Senden habersiz, gözlerini bile yummadan
Dağılıp giderler
Elinle yakalamaya çalıştığın
Yıldızlarlar kadar yakındır
Yaldızları bozguna uğramış
İşte böyleyken böylece
Cebi delik ve sümüklü
Unutulursun bir köşede çocuk
Ta ki
Annen eve çağırıncaya kadar.

20 Ağustos 2011 Cumartesi

Ala


Garip bir havadayım
Kendi tavımda
Bir acaipliklerde
Sen anlamaz
Görmez ve duymazsın
Ben kavrulurken yağımda
Bir haber
İki lobuma
Boş bir hitapsın
Oh ne ala
ne ala...

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Karabatağın tüneği

Sahilde ki banktayım yine
Ne karışanım ne görüşenim benle
Ne bir selamı ne bir sabahı bekliyorum
Sadece bakıyorum uzaklara
Uzaklarda bir karartı
Ufka yakın bir karabatak olsa gerek
Bir tüneğin içinde
Sanki gururla kaldırmış gagasını havaya
Aklımda sen karşımda karabatak, şimdi
Demeye kalmadı
Ansızın havalandı karabatak, tüneğinden
Kalkmam bir oldu banktan
Elimde senden geriye benle
Ve dibini bana bıraktığın şarapla
Dizlerim yer çekiminin etkisinde
Önce sağa yalpalandım sonra soldan
İlerledim karabatağın tüneğine
Tünek denizin ortasında
Ben karanın sonunda
Bu iş böyle olmaz dedim
Gözlerim bir miçonun ilk deniz macerası
Başladım yüzmeye
Ben ilerledikçe tünek,
Şafağı bekleyen güneş kadar yakındı
Keşke karabatak olsaydım
Hem yüzer hem uçar hem de yürümezdim
Yoruldum,
Sırtüstü uzandım yüzüstü düşüncelerime
Ve bıraktım kendimi dalgalara
Dalgalar  bana rehber oldu
Ben dalgalara sadece yük
Ama şikayetsiz ve cefakardılar
Götürdüler beni, bir kuş tüyünü havada süzercesine
Vardım.
Şimdi tüneye bilir miyim bu tüneğe
Karabatak beni görür mü
Geri gelir mi
Sahilde bankta oturan bir adam beni fark eder mi
Siktir et, ederse bir etmezse iki
Tünek de tünek hani
Kuş sütü beklentimi saymazsak
Yok yok
Sen de dahil

9 Ağustos 2011 Salı

Bir Pazar Sabahı

Bir Pazar sabahı kapının önünde
Sen daha uyanmamışken bilmem kaçıncı uykundan
Bir kedi ağlaması kadar tiz ve derinden
Kulak paralayan
Sağır edemeyen
Bir gürültü kopuyor, ürperiyorsun
Battaniyeyi çekiştiriyorsun koynuna
Koynun hala ben kokuyor
Senden habersiz
Hala sıcak, nemli ve pürüzsüz
Hala hiç keşfedilmemiş kadar bakir
Gözlerimde bir tedirginlikle
Almış başımı gidiyorum sanki sana
Kar beyaz bir kan gölünde
Yüzmenin tatlı telaşı gibi
Ellerimde hissetmek için can atıyorum
Süzülüşünü bedenimde
Gün ışığı dolarken odana
Yavaş yavaş aralıyorsun gözlerini
Ben giderek kaybolurken şimdi düşünde
Yalnızlığını hatırlıyorsun yeniden
Ve en doğal hakkını kullanmak istiyorsun
Unutmayı, unutulmayı
Arkanı dönüp yeniden uykuya dalman bir oluyor
Koynunda battaniyen ve benle
Benden habersiz
Bir Pazar sabahı

7 Ağustos 2011 Pazar

Düş

Unutmak,kolaymış. Unutmamak ise daha kolay. Baktım ikisi de sıktı. Zoru seçtim: düşünmemeyi.