14 Haziran 2011 Salı

Kategori

Otobüsten iner inmez kirpiklerinden içeri bir bıçak gibi saplandı güneş. Karşısına bakmaya imkan yoktu, ayaklarına baka baka devam etti. Her zaman buluştukları yere gelince,durdu. Gölge bir yer aradı, buldu. Beş dakika gecikmişti lakin beklediği kişi gelmediği için sorun yoktu. Beklemeye başladı. Beklerken, insanları izledi. Kafasında izlediği insanları düşündü, hepsi çeşit çeşit kategorilerdi sanki. Sınıflandırılmayı bekleyen ayrı ayrı ama aynı insanlar. Yürüyen insanları, kendisi gibi bekleyen insanları, telaşlı insanları, bezmiş insanları, satıcı insanları, alıcı insanları ve insan olmayan insanları izleyip durdu. Her insanı farklı bir kategoriye soktu, çıkardı. İzledikçe dakikalar geçti, dakikalar saate dönüşürken, insanlar izlenilirliklerini yitirdi. Elini telefonuna götürdü, aradı. "Aradığınız kişiye şuan..."ı duyar duymaz kapadı. Anladı, gelmeyecekti. Gölgeli yerden çıktı, sırtını güneşe verip yavaş adımlarla yürümeye başladı. Ve düşündü, acaba ben hangi kategorideyim diye.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder