4 Aralık 2011 Pazar
Ümitsiz
Kafasını kaldırdı; kel, ağlak suratlı bir bina yükseliyordu. Gökle ne alıp veremediği var diye düşündü bir an. Alnına toplanmış kirli teri sildi, kravatını düzeltti, derin bir nefes aldı. Kapıda ki güvenlikle göz göze geldi: "Buyrun?" dedi. "Saat 2'de Yaprak Hanım ile görüşmem vardı.". "Buyrun, resepsiyonda ki arkadaşlar yardımcı olurlar.". Döner kapıya yöneldi, tam giriyordu kapı önünde bir tut attı. Tam sırasıydı geçmenin, vazgeçti. Geri döndü. Güvenlikle göz göze geldi. Bir şey demeden karşıda ki büfeye hızlı adımlarla ilerledi. "Hoşgeldin ağabey"e iki goralı bir ayran söyledi, afiyetle yedi. Saatine baktı 2'yi 25 geçiyordu. Hesabı ödedi, çıktı. "Acaba..." diye düşündü. Kafasını kaldırdı; kel bina sırıtıyordu: "Yine görüşeceğiz...". "Görüşeceğiz..." dedi kendi kendine ve sokağın aşağısına doğru yola koyuldu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder